Hepsi
1/8/2008 -Kategori: grup hepsi
Çıktıkları günden bu yana herkesin özellikle de kızların kalplerini feth eden Hepsi Grubu yeni çalışmalarla karşınızda olucak önceden Penti sponsorluğunda olan Hepsi kızları LC WAİKİKİ ‘den aldığı teklifi kabul etme aşamasındalar ve şimdiden çıkan herşeyi ile 50.000′in üzerinde satış oldu artık Hepsi kızlarını sadece tvlerde değil artık üstünüzde de görebileceksiniz. Yakında Türkiye’de satışa girmeye hazırlanan giyimler yurt dışında Hepsi hayranları tarafından kapış kapış oluyor.Özellikle Türkiye’den çok umutlu olan grup başka projelere adım atmayı düşünüyor.Erkeklerde ise sadece şapka ve bilekliklerde ortaya çıkıcak olan Hepsi ile desenlenmiş bileklikler ve şapkalar şimdiden yurt dışında aşırı ilgi görüyor ve çok yakında Türkiye’de hem kızlar hemde erkekler için desenli kıyafetler satışa sunulacak Türkiye’de ilk olarak CEVAHİR ALIŞVERİŞ MERKEZİ’ndeki LC WAİKİKİ mağazasında çıkması düşünülüyor.
Yazın tüm renklerini Hepsi grubu yansıtıyor. Onlara yakışanlar sana da çok yakışacak! Hepsi hem modellik yaptı hem röportaj verdi, sana da keyifle arkana yaslanıp bütün olan biteni görmek kaldı! Plajlarla bütünleştiğimiz yaz aylarında gözümüz eğlencede ve modada. Bazen sadece bu ikisini düşünüp rahatlamak, özgür ve güzel hissetmek
istiyoruz. Bu duyguları dergi sayfalarımızda da yaşatmak istedik. Hepsi grubu ve Kilyos Solar Beach farkıyla tabii… Sıcak bir günde, sabahın erken saatlerinde, yüksek bir enerjiyle yola koyulduk. O gün sadece güzelleşecek, gökkuşağı kızı olacak, ayaklarımızı suyun içine salacaktık. Hiç olmadığımız kadar istekliydik coşup, gülmeye. Bu güzel günden geriye kalanlara eşlik etmek ister misin? Fotoğraf karelerinde bu yaza damgasını vuracak kıyafet ve aksesuar modellerini, röportaj satırlarında ise Hepsi ile ilgili merak ettiklerini bulacaksın.
Cosmo Girl dergisinin bu ayki sayısında (temmuz) hepsi grubu ile yapılan röportaj yer alıyor. Yukarıdaki röportajın devamı cosmo girl dergisinde
Hey Girl dergisi, giyim kuşam konusunda hayli başarılı ve bir o kadar yaratıcı bulunan Hepsi kızlarıyla moda üzerine bir röportaj yaptı. Grup elemanları, hem tarzlarını anlattı hem de özel moda tüyoları verdi.
Eren trendleri birebir takip etmediğini anlatırken, Cemre desenli kıyafet kabusundan söz etti. Yasemin modaya yön verme şansı olsa tahta topuklu ayakkabıları dünyadan sileceğini, Gülçin ise beyaz ten modasını çok sevdiğini söyledi.
EREN: Trendleri birebir takip etmem
Modayı yakından takip eden biri misin?
- Aslına bakarsan, modayı ister istemez takip ediyorsun. Ama ben hep kendime yakışanı giyerim. Diyelim ki açık sarı moda… Eğer yakışmadığını düşünüyorsam, kimse giydiremez bana. Siyah modadır örneğin, ama siyah benim hiç giymediğim bir renktir, bu yüzden önemsemem. Takip ediyorum, ama bir sezon bir ürün çok moda oluyor ve herkeste aynı şeyi görmek hiç hoşuma gitmiyor. Tarzımı başkası belirlemesin. Herkesin kendi kişiliğini yansıtan şeyler giymesi gerektiğini düşünüyorum.
Yani moda olanların içinden tarzına uyanları seçiyorsun…
- Aynen öyle. Moda olanı birebir giymem.
En sevdiğin aksesuvarlar neler?
- Kafama taktığım şeyler çok fazla! Yemeniden bant yaparım, fular bağlarım, şapka takarım. Kafamda ya da boynumda mutlaka bir şey vardır. Her mevsim şalla dolaşırım.
Sokağa çıkarken yanından ayırmadığın üç şey ne?
- Islak mendilim, dudak yumuşatıcısı ve tabii parfümüm.
Seni bu aralar en çok mutlu eden renk hangisi?
- Yeşil, hayatım boyunca en sevdiğim renk oldu. Ama şu sıralar gece mavisi ve lacivert tonlarını da çok giyiyorum. Bu tonların bana yakıştığını bu sene, saçım turuncuyken fark ettim!
Bu saç, kendi saç rengin mi?
- Orijinal rengim, ama arada gölgeler var.
CEMRE: Desenli kıyafet bana göre değil
Konumuz moda Cemre… Sen diğer kızlara göre biraz daha süslüsün sanki.
- Ben en süslü değil, en sadeyim aslında! Fakat biraz abidik gubidik şeyler giyerim ve kafama değişik şeyler takarım. Saç aksesuvarlarını sevdiğim için dışarıdan sade olduğum pek belli olmuyor. Örneğin, hiç desenli kıyafetler giymem.
Modayı takip ediyor musun?
- Evet, ediyorum. Kendim bir şeyler çizip yaptırmayı seviyorum. Örneğin, genelde yere kadar elbiseler giyerim. O elbiselerin hepsini kendim çiziyorum. Stilistlik de ileride yapmayı düşündüğüm işlerden biri aslında.
En sevdiğin aksesuvarlar neler?
- Saat takıntım var. Bunu biraz Yasemin’e de bulaştırdım. Almam gereken şeyler olur ve alışverişe çıkarım, ama onları unutup eve hep saat alır dönerim. Çünkü saat vitrinlerinin önüne takılıp kalıyorum. Sonra da durduramıyorum kendimi.
Bugüne kadar hiç en iyi arkadaşınla kıyafet konusunda pişti oldun mu?
- Başak Şekeroğlu adında çok yakın bir arkadaşım var. Bir ara onunla yaşıyorduk. Bu sene okulu ve mezuniyeti yüzünden o hep evdeydi, ben de işlerim yüzünden eve gelemiyordum ve görüşemiyorduk. Ozan Doğulu’nun düğününde giydiğim bir elbise vardı; Tuana’dan aldığım, rengarenk, mor ve pembe karışık bir elbise. Onun da bu sene okul mezuniyeti vardı. Biz bilerek aynı elbiseyi aldık. Böyle bir anımız olsun diye. Aynı gün, o mezuniyete, ben de düğüne aynı elbiseyle gittik. Sonra yan yana fotoğraflarımızı çektik.
YASEMİN: Tahta topuklu ayakkabılar imha edilsin
Modayı takip ediyor musun?
- Kızlar kadar çok takip etmem. Örneğin bu sene sarı modaymış. En son çocukken sarı giymiştim, bir de bugün! Geçen gün “Modaymış, acaba bana yakışır mı?” dedim ve denedim. Yani “Bu moda, bunu alıp giyeyim” demem çoğu zaman. İşte böyle unuttuğum renkler, o sene moda olursa alıyorum. Ama illa o rengi giyeceğim diye de bir kuralım yok.
En sevdiğin aksesuvarlar neler?
- Şapka, kemer ve saat. Saat takıntısı Cemre’den bulaştı. Bir de çanta…
En son aldığın çanta nasıldı?
- Plaj çantası. Diesel’den almıştım. Ama onu günlük hayatta kullanıyorum. Hatta bir arkadaşım bu çantayı “Migros poşeti” sandı.
Yanından ayırmadığın üç şey?
- El kremi, ıslak mendil ve parfüm…
Bir arkadaşınla kıyafet konusunda hiç pişti oldun mu?
- Gülçin’le olduk bir röportaj sırasında! Ayakkabı, kot, ceket… Her şeyi aynı giymişiz. Değişiklik olsun diye birimiz ceketi çıkarttık. Çok garipti.
Bir eğlence mekanına gittiğini düşün… Üzerindeki kıyafetin aynısı başka bir kızda da var, ne yaparsın?
- Yanında durmam, başka yere giderim. Sinir olurum. O yüzden hep çok farklı şeyler almaya dikkat ederim.
Dünya modasını bir anda değiştirebilecek gücün olsa, moda nasıl olsun istersin?
- İnsanları kendim gibi görmek isterim. Ama “Sex And the City” filmindeki gibi şık da görmek isterim. O yüzden Nişantaşı’nı çok seviyorum. Oradaki herkes çok bakımlı. Bazıları birbirine nispet olsun diye yapıyor bunu, ama güzel görünüyorlar. Gereksiz süsler, püsler, zincirler hoşuma gitmiyor. Rahat olacaksın bence. Çok yüksek, tahta topuklu ayakkabıları da ortadan kaldırırdım, çok kötüler bence…
GÜLÇİN: Beyaz ten modası harika oldu
Modayı yakından takip ediyor musun?
- Açıkçası bu sene ne modaymış diye takip etmiyorum, vitrinlere bakınca fark ediyorum nelerin moda olduğunu. Bir de pek çok insanın üzerinde aynı kıyafeti görürsem, “Galiba bu sene bu moda” diyorum. Alışveriş yaparken ne beğeniyorsam onu alıyorum. Bazen bazı renklere takıyorum. Bu sıralar kırmızıya takmış durumdayım mesela… Bol bol kırmızı giyiyorum. Bu seneki modayla ilgili çok mutlu olduğum bir şey var; sanırım beyaz ten moda… Kışın değil de, yazın beyaz tenin moda olması çok güzel. Çünkü güneş çok zararlı. Küçükken bana hep “beyaz peynir”, “süt” gibi lakaplar takarlardı. Ama bence güneşin altında yatıp öyle pancar gibi kızarmak çok büyük cahillik.
Solaryuma girdin mi hiç?
- Evet. Klipler için girmek zorunda kalıyorum. Güneşten daha da zararlı aslında.
En sevdiğin aksesuvarlar neler?
- Taş kolyelerimi çok seviyorum.
Özel olarak seçtiğin bir taş var mı?
- Ruh halime göre seçiyorum, her gün farklı bir kolye takıyorum. Ametist dizili bilekliklerim var; negatif elektriği alıyor. Ay taşı kolyem; bazı şeyleri kolay kabullenmemi sağlıyor, bu yüzden insanlara daha yumuşak tepkiler veriyorum. Pembe kuvars, kristal yüzüğüm var, o da ailene olan sevgini ve saygını çoğaltıyor.
Hiçbir sevgilin sana taşlı bir şey aldı mı?
- Almadı, ama alırsa çok sevinirim açıkçası. Hoş şu an öyle biri de yok hayatımda, keşke olsa!
Bugüne kadar en iyi arkadaşınla hiç kıyafet konusunda pişti oldun mu?
- Yasemin’le olduk bir kere. Üstelik tepeden tırnağa aynı şeyleri giymiştik. Beni hiç rahatsız etmedi.
Bir mekana gittin ve bir kız senin giydiğin kıyafetin aynısını giymiş diyelim…
- Hiç üzülmem, bana daha çok yakışmıştır eminim!

Hepsi tatilden farklı anlamlar çıkarıyorGülçin: Caz vokal eğitimi alacağım Cemre: Anneannemle olacağım Eren: Kaz Dağları’na gideceğim Yasemin: Yurtdışına çıkacağım..
Hepsi grubunun dört güzel üyesi, Cosmogirl dergisinin temmuz sayısına yaz röportajı verdi. Kilyos Solar Beach’te bu yaza damgasını vuracak kıyafetler ve aksesuvarlara da mankenlik yapan grup üyeleri, tatil planlarını, yanlarına neler alacaklarını anlattı ve
giymekten en çok hoşlandıklarını sıraladı. İşte Hepsi kızlarının yaz röportajı…
* Sizin için yaz ne ifade ediyor?
Eren: Yaz gelmeden önce hep özgürlük heyecanı doluyor içime. Özgürce istediğimi yapabilecekmişim gibi geliyor.
Yasemin: Bana kalırsa insanların en çok neşe dolduğu, en mutlu olduğu dönem. Kışın insanlar daha suratsız oluyor.
Cemre: Eskiden çok hareketli günleri ifade ediyordu ama artık güzel havayı ve derin bir nefes çekmeyi ifade ediyor.
Gülçin: Tatil! Dalyan! Annem Dalyanlı ve orada yazlığımız var. Her yaz oraya giderim.
TATİL DEDİĞİN ÖZGÜR OLMALI Bu yaz tatil planlarınız ne?
Eren: Sörf! Her sene yaptığım bir plan bu. Geçen sene yoğunluktan dolayı hiçbir yere gidememiştim. Bu yaz birkaç kere Alaçatı’ya gitmek istiyorum. Bir de Kaz Dağları var aklımda. Çok eskiden gitmiştim, tekrar gidip dinlenmek istiyorum. Tatil anlayışım değişti açıkçası bu sene. Yaşlı insanlar gibiyim!
Yasemin: İspanya’da ve Atina’da arkadaşlarım var. Uzun süredir beni çağırıyorlar. Oralara gitmek istiyorum. Belki sörfe başlayabilirim. Ben, fıtığım olduğu için biraz tırsıyorum açıkçası.
Cemre: Yurtdışına gitmek istiyorum. Tarihi eserlere karşı büyük ilgi duyuyorum. Bir de anneannemle vakit geçirmek istiyorum.
Gülçin: Annemle tatile gittim. Bodrum’a gideceğim. Bir de caz vokal eğitimi almak istiyorum.
Tatil dediğiniz nasıl olmalı?Eren: Özgürce hareket edilebilen bir şey olmalı. Beş yıldızlı otellere gidip, dışarıya adım atmamak bana göre değil. Benim en sevmediğim tatil mantığıdır bu. Turlarla seyahat etmeyi de çok sevmiyorum çünkü kendi başınıza hareket edemiyorsunuz. Tur sırasında gözüm nereye kayarsa oraya kaçarım ben.
Yasemin: Tatilde herkes özgür olmalı, bir yere koşturmak zorunda olmamalı, yeni yerler keşfetmeli. Yazlıkları olan kişiler bile ayrı bir keşif tatili yapmalı bence.
Cemre: Ya dinlendirici ya da eğlenceli olmalı tatil. Eskiden deli gibi eğlenmek vardı hep aklımda, şimdiyse dinlendirici olmasını tercih ediyorum.
Gülçin: Denizin olduğu bir yerde olmalı tatil; kitap olmalı, şezlong olmalı… Tatilde sadece kendi istediğim şeyleri yapmalıyım.
Tatil bavulunuzu hazırlarken en çok nelere dikkat edersiniz?
Eren: Bol bol beyaz atlet alırım yanıma. Benim için kurtarıcılar. Bermuda şortlarımın sayısı da çok olur. Bavulun büyük bir kısmını da şampuanlarım, kremlerim kaplıyor. Sırf onlara yer açılsın diye kıyafetlerimi presliyorum. Bavulun haricinde fotoğraf makinemin çantası da olur yanımda. Yasemin ve ben grubun fotoğrafçılarıyız.
Yasemin: Kıyafet olarak tercih ettiklerim bermuda şortlar ve tişörtler. Bakım ürünlerim de bavulda oldukça yer kaplar.
Cemre: Büyük bavul kullanmamaya dikkat ediyorum öncelikle. Saç ürünlerimin yanımda olması çok önemli. Çok zor bir saçım var çünkü. Mutlaka yanımda olması gereken albümler vardır. Kıyafet olarak da salaş elbiseler, şortlar ve tişörtler alırım. 3-4 çift bikiniyi de unutmamak gerek.
Gülçin: En çok kozmetik ürünlerime dikkat ediyorum. Kıyafet konusunda biraz bonkör davranıyorum. Sonra pişmanlık duymak istemiyorum çünkü. Tabii bu, tatile beş bavulla gittiğim anlamına gelmiyor…
Havuz mu, deniz mi? Yasemin: Tabii ki deniz! Havuzdan nefret ederim. Mikropların buluştuğu bir yermiş gibi geliyor.
Eren: Ben de havuzu hiç sevmiyorum. Deniz varken havuza girenleri de hiç anlamam.
Cemre: Havuzun sınırları var, deniz ise uçsuz bucaksız. Gülçin: Denizi tercih ediyorum. Daha doğal ve hijyenik.
Yaz aylarında şehir içinde ne giymeyi tercih ediyorsunuz?Eren: Genelde bermuda şort, askılı body ve spor ayakkabı giyiyorum. Bu sene, tarzım olmamasına rağmen elbise giymeye de başladım.
Yasemin: Yaz mevsimi başlamadan parmak arası terlik giymeye başlarım. Yazın ayakkabı geçirmem ayağıma. Kısa şort ve etekleri giymeyi sevmiyorum. Uzun etekler ve bermuda şortlar ilk tercihim.
Cemre: Bol bol atlet giyerim. Genelde desensiz kıyafetleri tercih ediyorum. Uzun elbiseler de favorilerim aslında. Hatta bazılarını kendim dikiyorum.
Gülçin: Genellikle etek ve şort giyiyorum. Yazın tüm renklerini üstümde taşımayı seviyorum.
Yazın kışı, kışın da yazı özler misiniz?
Eren: Kışı hiçbir zaman özlemeyenlerdenim. Ben hep ilkbaharı ve sonbaharı özlerim. Yaz da güzel ama hiçbir zaman özlemiyorum.
Yasemin: Her zaman yaz olsun istiyorum.
Cemre: İçinde bulunduğumuz mevsimi yaşamayı seven biriyim ben.
Gülçin: İkisinin de tadı çok başka.
Albümünüzün ismi niçin ‘Hepsi Şaka’?
Çocukken dinlediğimiz ve sevdiğimiz şarkıları söylemek istedik. Seçtiğimiz şarkıların çoğu esprili ve tiyatral sözler içeriyor. O yüzden tamamen şaka gibi oldu.
Cover bir albüm yapmak sizi korkutmadı mı?
Büyük bir korku olmadı tabii ama kaygı yaşadık. Çünkü cover albüm yapmak, yeni albüm yapmaktan çok daha zor. Zaten seçtiğimiz parçaların geçmişte en iyi halleri yapılmış, onu kötüleştirme riski var. Bu parçaların daha iyilerini yapmak değildi amacımız. Sadece Hepsi tarzıyla yorumlamak istedik. Bütün parçaların içine yeni rap bölümleri yazdık mesela.
BÜYÜKLERE NOSTALJİ
Cover parçalarla dinleyici kitlenizdeki yaş profili genişler mi dersiniz?
Anne ve babalar da beğeniyor bu albümü. Sonuçta onların da gençliğinde dinledikleri şeyler. Çocuklar için yeni bir albüm, büyükler için ise nostalji albümü oldu.
Kız gruplarında artış var. Ne düşünüyorsunuz?
Çok güzel bir şey bu. Sadece biz vardık. Neyse ki şimdi sayı arttı ve çeşitlilik oldu. 4 Yüz çıktı, şimdi de MP3 adlı bir kız grubu çıktı.
Yonca Evcimik bir röportaj sırasında Hepsi hakkında şunları dedi;
-Hepsi grubu mesela ben onları beğeniyorum.Çok şekerler,çok zor grup olmak Allah kolaylık versin.Çok başarılılar.İnşallah bir ömür boyu devam ederler.
Hande Yener:
-Ben ve Hepsi grubu Türkiye’de bir ilk.Ben Türkiye’ye elektronik müziği,Hepsi ise R&B müziği tanıştırdı.Yolları her zaman açık olsun.
Nil Karaibrahimgil: -Hepsi grubu Türkiye’de yapılmamışı gerçekleştirdi.Müzik ve dansı birleştirdi.Bende farklı müzik yapıyordum ama Hepsi çıkmadan önce bu kadar dans meraklı değildim.Bildiğim kadarıyla çocukluktan beri arkadaşlar hatta dostlar umarım birbirlerine olan sevgileri,saygılar,müzik ve dansa olan ilgileri biran olsun ile bitmez.Dilerim daha nice ödüller alır.Yollarınız hep açık olsun Hepsi kızları
Burcu Güneş: -HEPSİ’de çok güzel bizi R&B’ye yaklaştırdıkları için çok teşekkürler.Gerçekten HEPSİ genç,HEPSİ güzel,HEPSİ’NİN de sesi çok güzel,HEPSİ dinamik.Teşükkü
15 Haziran 2008 Pazar
12 Haziran 2008 Perşembe
HobileriEren: boş zamanlarında film izlemeyi seviyor. En büyük hobilerinden birini film izlemekYasemin: arabalardan çok hoşlandığını ve en büyük tutkusunun spor arabalarıGülçin: kitap okumayı çok seven Gülçin boş zamanlarında arkadaşlarıyla dışarıda vakit geçirmekten hoşlanıyor.Cemre: boş zamanlarında anneannesinin yanında geçirmekten çok büyük bir keyif alıyor.TakımlarıEren: GalatasaraylıYasemin: FenerbahçeliGülçin: takım tutmuyorCemre: BeşiktaşlıBurçlarıYasemin: başak burcuEren: boğa burcuGülçin: akrep burcuCemre: kova burcuÇizgi filmlere hala merakınız var mı?Cemre: ben bayılırım. Hepsini hala izliyorum.Eren: ben şirinler hastasıyım. Eski çizgifilmler daha güzeldi.Gülçin: en çok sünger bobu seviyorum.Yasemin: eskisi kadar yok ama tom ve jerry ve tazmanya canavarını severim.Annenizin en sevdiğiniz yemeği?Gülçin: mercimek, kerevizEren: yufkanın içinde etli bi yemek yapardı. Bide sütün içine meyve doldururdu.Cemre: kavurmaYasemin:brokoliEn sevdiğiniz şarkı?Yasemin: nedenini sormaCemre: nedenini sormaEren: çok güzelsinGülçin: durdurKüçükken Noel babadan istedikleriniz var mıydı?Cemre: pony atlardan isterdimGülçin: Noel babayı görmek isterdimEren: uyandığımda çam ağacının altında hediye paketleri istedim.Yasemin: barbie evleri isterdim. Zaten annem almıştı. Halada duruyor.Neden çocuklar sizi seviyor?Eren: Doğalız. Birde müzik piyasasında en yakın hissettikleri biziz.Gülçin: biz yaşıtlarımız gibi içimizdeki çocuğu saklamaya çalışmıyoruz.Sizi en çok ne korkutur?Cemre: fiziki anlamda hiçbir şeyden korkmuyorum. Sevdiğim insanları kaybetmekten çok korkarım.Yasemin: karanlıktan çok korkuyorum çünkü hırsızla karşılaştım karanlıkta. Birde sakat kalmaktankorkuyorum. Ölümden bile bu kadar korkmam. Sakat kalırsam dans edemem.Eren: Ciddi sağlık problemi yaşamaktan korkarım.Gülçin: Yanlış anlaşılmaktan ve yalandan korkarım.Aşk var mı?Gülçin: yok.Eren: var.Yasemin: yokCemre: yok.
Hepsi Şaka Albümündeki Eren’in Teşekkür Yazısı

Emek, sabır, azim, yaratıcılık, ruh, duygu, beyin, neşe, üretim, zaman, hüzün, aşk ve sevgi. Hepsi bu albümde. Seç beğen al… Bir insanın başka birinin başarısı için kendinden katacağı herşey ne büyük bir erdemdir. İşte bu albümde böyle büyük insanlarla dolu bir albüm.
Öncelikle Şebnem Özberk ve Evren Erdamar. İyi ki hayatımızdalar. Onlara sevgim ve saygım sonsuz ikisini de kendime ait bir parçaymış gibi hissediyorum ve onlarsız hiçbir yere gitmiyorum!
Benim bu kalabalık ve yorgun dünyayla başedebilmemi sağlayan, en gerçeklerle yanımda olan ve “Eren” olmamı sağlayan aileme minnetimi anlatmamın yolu yok. Kalbimin en büyük sahiplerine Ayşe’me, Celo’ma ve herşeyim Eso’ma sonsuz teşekkür ederim.
Sevgili Ender; seninde stüdyoda geçirdiğim her dakikadan o kadar çok şey öğrendim ki.Kendine güvenmek ve yaratmak sürecinin sahibi sensin…
Bütün titiz ve ince çalışmasıyla, mükemmel alt yapılarıyla Sunay Özgür bizimle olmasaydı hiçbir şey bu kadar güzel olamazdı. Ender ve Sunay; sizin ellerinizden çıkan herşeye tapıyorum!
Mustafa CCL nerelerdesin sen? Bir özledik bir kayıt yaptık, ama çok eğlendik…
En keyifli ve en uykulu dakikaların geçtiği Doğulu stüdyosuna geldi sıra. Ozan’ın cyber adamları bizi ne hallere soktu, hele Kenan’ın dört peyniri! Acaba kim hangi peynir olacak???Aman tanrım! Sabahlara kadar kayıt yapmak ne demekmiş işte orada öğrendim, hele ki Kenan bize bu kadar güzel bir parça yapmış. İşte dünyanın en mutlu ve heyecanlı 4 kızı, 4 peyniri biziz. Çok çok teşekkür ederiz Kenan Doğulu…
Stüdyodaki güç kaynaklarımız: Arzu, Fiko, Cihan iyi ki bizi yalnız bırakmadınız…
Bu albüme ve bir öncekilere ve dahada öncesine kadar gidersek bizi eğiten ve seven şan hocamın Behçet Taştan’ı göreceksiniz. Beco’m olmadan hiçbir şey yapamazdım.Seni seviyoruz Beco…
Ruhumun ve bedenimin en büyük sahibi “DANS” sız bir albüm tabii ki olamaz Nasseria ve Dnice’ın bize öğrettiği herşey için onlara saygım ve teşekkürüm sonsuzdur.
Bizim güzel ve büyük ailemizin bir büyük parçasıda Stardium ailesi. Adı üstünde bir ailenin ta kendisiyiz ve onlar bizim için hep en iyisini yapıyorlar.Hele ki Stardium’un en küçük çalışanı Onur’umuz! Bütün tasarımların için ellerine sağlık…
Ah Fatoş Ah! Sen inanılmazı başaran ve en güzel giysilerimizi sunan manyak kişiliksin. Seni çok çok çok seviyorum…
Hakan’cığım ilk günümüzde de sen yanımızdaydın ve hala burdasın. Hiç gitme olur mu? Bu albümümüzde ve konserlerimizde mükemmel yaratıcı ekibiyle ve mükemmel kişilikleriyle bizleri giydirip, donatan Lagarto’ya ne kadar teşekkür etsek az kalır!
Yine ilk günümüzden, şu günümüze kadar her zaman bizimle olan Ahmet Yıldırım ve ekibini hep bizimle olmaya devam edecek değil mi Ahmet ağabey??
Ve tabi ki bir yıldan fazladır beraber çalıştığımız dizi ekibimizede çok teşekkür ederim. Her günümüzü beraber geçirdiğimiz koca bir aile gibiyiz, bütün ekibimizi sonsuz sevgi ve saygıyla hatırlayacağım.
Kardeşlerim, canlarım benim; çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum!Bizimkisi herkese nasip olmaz. Bu yüzden Allah’a bizlere sunduğu herşey için şükrediyorum.
Bir kalenin 4 duvarı olmayı kim istemez?? Bu yıkılmaz 4 duvar her geçen gün tuğlalar ekleyerek daha da sağlamlaşıyor.Hele ki bu duvarın sıvasını oluşturan bizi dahada kuvvetli hale getiren sevenlerimize ne kadar teşekkür etsek az kalacak. Hiçbir yerden alamayacağımız enerjiyi, kuvveti ve sevigiyi bize en saf hale sunan bütün sevenlerimiz kucaklıyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.Aman tanrım biz ne yaptık kızlar? Siz sevgininde ötesinde bir yerdesiniz……
EREN
hepsi 1 röpörtajı

siz nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?benim rolüm sakar utangaç biri.sosyofobisi olan bir insanım.çok zıt şeyler yapabiliyorum.ama onun içinde bir asosyal yanım var.sosyofobik insanlardan korkmak gibi bir yanım da var.biraz şıpsevdi biriyim.Diziyle birlikte risk aldığınızı düşünüyormusunuz?ben hayranlarıma çok güveniyorum.dizi yaparak aldığımız risk daha farklı bir risk;biz dizi yaparak kulvarımızın dışına çıkmış oluyoruz.yüzlerimizin çok görünmesi ve harcanması açısından dolayı bir risk.ama dizinin tutmama riskini düşünmek bile istemiyorum.olumlu düşünmek gerek.Oyunculukta iddialı mısınız?kesinlikle iddialı değilim.beni bu konuda iteklediler.oyunculuk dersleri alıyoruz.güzel bir şeyler hazırlıyoruz ve çok çalışıyoruz.
CEMRE KEMER'E SORMUŞLAR:nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?kendi karakterimin renklendirilmiş hali.evin titiz ve sinirli kızını canlandırıyorum.risk aldığınızı düşündünüz mü?tabii ki bir risk olduğunu düşündük ama bizi olumsuz etkileyeceğini düşünmüyorum.dizi başlamadan önce oyunculuk dersleri aldık ve çok ciddi çalıştık.oyuncu koçumuzun sözünden dışarı çıkmadık.benim de çok beğendiğim diziler yayından kalktı.ancak bu dizi sektöründe dizinin tutup tutmaması işin iyiliği,kötülüğü ya da oyuncularıyla belli olmuyor.takip ettiğiniz bir dizi var mı?var,sıla…Cansu DERE hayranıyım.müzik mi yoksa oyunculuk mu zor?müzik bizim asıl işimiz.oyunculukla müziği aynı yere koyamam.müzik benim yaşam tarzım.oyunculuk şu anda ciddi anlamda deneyeceğim ve karşılığını alacağım şey.her zman bizim için müzik daha zor.oyunculukda hiç kolay değilmiş.olumsuz tepki alırsanız tekrar oyunculuğu düşünürmüsünüz?çok olumsuz tepkiler alırsam demekki yapamıyormuşum derim.dizi tutmazsa hayal kırıklığı yaşarım üzülürüm.bu işe hepsi grubunun ismini koyduk ve iyi bir şey yapmaya çalışacağız.şarkıcılıktan oyunculuğa geçmeniz bir dez avantajmı?öyle birşey yok.biz büyük harfle müzisyeniz,küçük harfle oyuncuyuz.hayatta en çok neyi yapmak istersiniz?çok büyük bir ev almak istiyorum.çünkü ben bütün ailemle yaşamak istiyorum.bir de kendi dans okulumu açmak.hayranlarınızdan nasıl tepkiler geldi?inanılmaz iyi tepkiler aldık.ne zaman dizinin yayınlanacağını soruyorlar.
YASEMİN YÜRÜK’E SORMUŞLAR:nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?kızlar biraz kokoş ben değilim.kendi karakterimi canlandırıyorum.daha çok otomobilllerle ilgileniyorum.arabaları çok seviyorum.biraz alıngan duygusal biriyim.risk aldığınızı düşünüyormusunuz?her şey risk.tabiiki dizi risk taşıyabilir ama bir işi iyi yapıyorsanız sonucu da iyi olur.oyunculuk teklifi daha önce geldimi?evet daha önce çok dizi teklifi geldi ama biz hiçnirini kabul etmedik.çünkü biz eğitimini almadığımız birşeyi yapmayız diye her zaman söylemişizdir.biz de bunun eğitimini aldık ve bu teklifi kabul ettik.yedi ay ders aldık ve hala eğitimimiz devam ediyor.oyunculukla ilgili endişeleriniz varmı?tabii ki endişelerim var ama yapabildiğimizin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.oyuncu koçumuzda bize bu anlamda iyi olduğumuzu söyledi.
EREN BAKICI’YA SORMUŞLAR:nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?dizide kendi ismimizi kullanıyoruz.çünkü insanlar tvde izledikleri kahramanların ismini gerçek sanmalarından dolayı böyle bir şeye karar verildi.kendimi anlatıyorum.benim senaryolaştırılmış hayatım.tamamen gerçek hayatımız değil,esinlenmiş dersek daha doğru olur.kendimi oynuyorum ama biraz abartılmış hali.hepsi grubunun çıkış hikayesi bu mu?hepsi grubunun çıkışı değil ama bizim gelişimimiz.dans ve müzk hayatına girişimiz anlatılacak.ama bu gerçek hayatımızla birebir değil.normal hayatımda ben çok iyimser ve çok doğacıyım.yeşili severim sağlıklı beslenirim.arkadaşlarımıda sağlıklı beslensin diye uyarırım.dizide de aynen bu karakterdeyim.dizinin ekranda tutunabileceğine inanıyormusunuz?gerçekten bu soruyu kendime çok soruyorum.çok iyi diziler bile bir anda tepetaklak olabiliyor.iyi bir kadroya sahip diziler neden erken bitiyor?bu reytingleri kim belirliyor?nerede bu reyting makineleri diye kendi kendime soruyorum.gerçekten bu konuda hiçbir fikrim yok.inşallah tutar.çok güzel bir hayran kitlemiz var.diziniz tutmazsa popülaritenizin etkileneceğini düşündünüz mü?çok büyük bişey kaybedeciğimizi düşünmüyorum.çünk&uu
Yorum (16) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
şarkılar
19/6/2008
Yorum (11) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Grup hepsi (Adminlik istemeyin ve teklif etmeyin)
19/6/2008
Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Yeni albüm
9/5/2008
Yeni Albüm
Grup Hepsi üyeleri hep birlikte yaptıkları açıklamaya göre en yakın zamanda yepyeni albümle tüm sevenlerinin karşısına çıkacaklarını belirtti.
Yorum (7) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
9/5/2008
Grup Hepsi ilkokul anilari, birbiri hakkinda dusunceleri
Yasemin: Gülçin çok güzel resim çizerdi.Resim silgisi,resim kelemi hatta 10 tane resim defteri alırdı bir yılda.Çok da tombikti.Bir sürü test kitabi alırdı her gün getirirdi.Resmen kendine eziyet çektiriyordu.Bu arada her ders için ayrı kalemi,silgisi fln olurdu.İsraf yani Bir de çok tembeldi ama ders bakımından değil.Her şeyini ben taşırdım.Bir gün ben tuvalete gitcem sen şunları otobüse koyuver dedi.İçinde 100 bin tane şey vardı.Ama yetişemedi ve eşyaları gideceği yere bıraktık Eren ve Cemreyle.Dönüşte gördük onu az kalsın boğuyordukGülçin: Yasemin de çok uyuşuk ve unutkandı.Ödevlerini hep okulda yapardı.Hiç yazı yazmayı sevmezdi.Hep Cemre yazardı onun yerine.Bir de hep bizi rezil ederdi Cemre: Ben Erenden bahsedeceğim.Gülçin test kitabı alıyordu hep ama o çok gereksiz bulurdu.Anlamadığı konudan hemen özel ders alırdı.Her lafımı veya lafımızı eleştirirdi.Ama bize bir gün tiner attıktan sonra sus pus oldu Eren: Cemre tam bir inekti.Hep ders çalışırdı.Yazı yazmayı ve okumayı çok severdi.Ödev yapmaya da bayılırdı.Hep daha çok ödev isterdi sınıftakiler ona kızardı 13 yaşındaykan fln renkli kalem krizi tutmuştu hep alıyordu Replerimi isterim.
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Grup Hepsi
sitem grup hepsi seveni sevecekleri içindir..


